ALİ KOÇ’TAN TFF’YE ÇAĞRI

Online olarak gerçekleştirilen Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda konuşan başkan Koç, önemli açıklamalarda bulundu.

Altyapıya yatırım yapılmasının federasyon tarafından teşvik edilmesi gerektiğini belirten Ali Koç, “Altyapıya yönelme, yatırım yapma teşvik edilmelidir. Yabancı sayısını konuşuyoruz. Bana sorarsanız yabancı sayısından çok kalite, maaş ve yapılan kontratlar önemli. Bu zorunlu dönüşün teşvik edilmesi için önerimiz var. Federasyon kulüplere ilk 11’de en az 2, sonrasında 3’e çıkabilir altyapı oyuncusu mecburiyeti getirsin. Altyapıdan oyuncu oynatma kuralını benimseyelim.” ifadelerini kullandı.

“Her türlü alternatif ve sonuca açık olmalıyız”

Ligin başlama tarihi yaklaştıkça görüşlerin arttığına dikkati çeken Koç, “Vaka tespit edilen tüm kulüplere geçmiş olsun diyorum. Başkan nezdinde de Ahmet Nur Çebi’ye geçmiş olsun diyorum. Kendisiyle görüştüm, o da iyi durumda. Mustafa Cengiz’e de geçirmiş olduğu operasyondan dolayı geçmiş olsun demek istiyorum. ‘Liglere başlayacağız’ denildikçe, takımlarda virüs çıkmaya başladı. Federasyonun ‘şimdilik’ yaklaşımına katılıyorum. Çünkü bu süreçte sadece şimdilik bir şey söyleyebiliyorsunuz.” diye konuştu.

Avrupadaki diğer liglerin başlamasıyla neler olacağını daha iyi göreceklerini vurgulayan Ali Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zor bir karar. İşin sağlık ve ekonomik boyutu var. Biz bugüne kadar bu konuyla ilgili ne demişiz? Bu süreçte en az biz konuştuk. Mümkün oldukça görüş belirtmemeye özen gösterdik. Mart ayında kulüpler birliği toplantısında 17 Nisan tarihini ifade ederken ben, ‘Her türlü alternatifi değerlendirin. Oynamamak da bir seçenek. Her sonuca hazırlıklı olmamız lazım.’ demiştim. 7 Mayıs’ta bir açıklama yaptık, en önemli şeyin insan sağlığı olduğunu vurguladık. Liglere devam edilmesi çabasını da anlayışla karşıladığımızı vurguladık. Liglerin devam etmesi durumunda, bazı konulara açıklık getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Her şeyin adının bugünden konması lazım. Nelerle karşılaşabileceğimiz aşağı yukarı ortada. Futbolcuların da bu süreçte konuşması, onlara da sorulması lazım. Mesela liglerin başladığı hafta itibarıyla herhangi birinde virüs çıkarsa ne gibi atımlar atılacak? Her hafta virüs çıkarsa ne olacak, o takımın son 2 haftadaki rakipleri karantinaya dahil olacak mı? Başladık, başladığımız hafta sıralama değişiyor, virüs yüzünden oynayamıyoruz, o zaman ne olacak? Uygulanması zor önlemler bizimle paylaşıldı ama her durumun açık açık anlatılması lazım.”

Futbol kulüplerinin, devlet imkanlarıyla test yapılması nedeniyle şanslı olduğunu anlatan Ali Koç, “Maçların oynanmaya başladığı haftada bir spor adamı virüse yakalanır ve kariyeri etkilenirse ne olacak? Bu durumda sorumluluk hangi kurum ya da kişilerde olacak? Bunların bilinmesi lazım. Bütün bu hukuki sorumluluklara alternatif senaryolar ligler başlamadan belirlenmeli. Bütün takımlar en az haftada bir test olmak durumunda. Bazı kulüpler antrenmanlara hiç test yapmadan başladı. Bu işin oldu bittiye gelmesini istemiyoruz. Oynanacaksa, aynı takvim üzerinden oynamaları gerekiyor. Türkiye Kupası’nın da öyle. Bize bundan farklı bir senaryo için lütfen diretmeyin.” değerlendirmesinde bulundu.

Lig takviminin bir an önce belirlenmesi gerektiğini dile getiren Ali Koç, şunları aktardı:

“Yayıncı kuruluş abonelikleri hafta hafta satıyor, onlar da haklı. Böyle önümüzde alternatifler var. Şahsen TFF 2. Lig, TFF 3. Lig ve Bölgesel Amatör Lig’in kesinlikle oynanmaması gerekir. Bunların oynanması için hiçbir gerekçe göremiyorum. Şartları uygulamaları, gelir açısından mümkün değil. Her türlü alternatife ve sonuca açık olmalıyız. Ekonomik boyutla sağlık boyutunu iyi dengelememiz lazım. Ligler oynanamadığı taktirde ekonomik açıdan bu büyük bir sıkıntı yaşatacaktır. Ligler oynanamaz, devlet bir şekilde telafi eder onu bilemem. Askeri kamp mantığında bir yaklaşım olabilir. Futbolcular ligler başlamadan 2-3 hafta önce askeri kamp gibi kampa girecek. Oyuncular hiçbir temasları olmayacak sadece maçları oynayıp gelecekler. Böyle bir yaklaşımda olabilir.”

Bu seneyi kurtarıp önümüzdeki sene büyük zorluk yaşamayı en büyük korkuları olarak tanımlayan Ali Koç, “Bütün senaryolar değerlendirilmeli, ona göre en iyi karar verilmeli. Tüm şartların açık ve şeffaf ortamda konuşulup, kararının verilmesi gerek. Futbolun tüm paydaşları yeterince şeffaf ortamda konuşamıyoruz.” şeklinde görüş belirtti.

“Kulüpler büyük sıkıntılarla karşı karşıya”

Ali Koç, pandeminin ardından kulüplerin ekonomik anlamda ciddi sıkıntılar yaşayacağını anlattı.

Vergilerle ilgili tüm kulüpler adına devlete çağrıda bulunan Koç, “Artık ekstra yüzde 20 vergi var. Bu yüzde 40’a çıkıyor. Bu, işlerimizi çok daha sıkıntıya sokacak. Buna 1-2 sene bir erteleme yapılabilir. Olması için şartlar uygun. Devletimizin yardımına ihtiyacımız var. Bizim birinci önerimiz yapılandırma. Fenerbahçe olarak biz devletimizin iyi niyetle başlattığı sürece giremedik, anlaşamadık ama anlaşmak zorundayız.” diye konuştu.

Kulüp gelirlerinin temlikli olduğunu ve yüzde 80’inin kasaya girmeden bankalara gittiğini hatırlatan Koç, “Bu noktaya kadar getirebildik ama bizler de bir yapılandırma yapmak zorundayız. Fenerbahçe Kulübü sürecin başından beri bu yapılandırmanın yeterli olmadığını, çok yakında işlemeyeceğini ifade etmişti. Geldiğimiz noktada diğer kulüpler de 10 yıl olmadan bu işin olmayacağını ifade ediyorlar. Bugünkü yapılanmada tüm kaynaklar bankaya gidiyor. Bizlerin de nakit akışına ihtiyacı var. Şu ana kadar devletimize yararlanmasak da teşekkür etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Her kulübün devlete kamusal borçları olduğunu anlatan Koç, “Bu borçların da yapılanması gerekiyor. Sağolsun onlar da ellerinden gelen desteği veriyor. Bugünkü ekonomi zaten çarkları çevirmiyordu. Gemiyi yüzdürmeye çalışıyorduk sadece. Pandemiden sonra kulüpler, faaliyetlerini sürdürmek için büyük sıkıntılarla karşı karşıya. Altyapılara yönelmek zorundayız. Geldiğimizden beri değer veriyoruz ama ektiğin tohum zaman alıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahisten kulüplerin aldığı pay konusuna da değinen Ali Koç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bahis, hassas bir konu. Gelir seviyesi düştükçe oynanan bahis oranının arttığı söyleniyor. Türkiye bahiste Avrupa’ya göre çok önde. Türkiye’de legal 6 bahis şirketi var. Avrupa’da 5 büyük ligde yer alan kulüplerin en onemli gelir kaynağı, bahis siteleriyle yaptıkları anlaşmalardan geçiyor. Son dönemde ülkemizde düzenleme var. Bahis siteleri reklam yapıyor, vatandaşlarımız oynuyor ama kulüplerimiz oluşan gelirden hiç pay alamıyor. Avrupa ülkelerinin toplam bahis gelirleri 30 milyar avro. Bu pastadan kulüplere yüzde 10-15 düşüyor. Ülkemizde ise yasal bahis faaliyetlerinden elde edilen cüro yaklaşık 1,5 milyar avro. Ancak kamu yetkililerinin açıklamasından görüyoruz ki yasal bahisin 5-6 katı yasa dışı bahis operasyonları var. Bunların hiçbiri kulüplere ve ülkemize kalmıyor. Bu pandemi zaten çok kötü koşulda olan futbol ekonomimizi daha da zorlayacak. Bu yüzden mevcut durumu yetkililerimizin dikkatine sunmak istiyoruz. Spor Bakanlığı’mız çok yeni düzenlemeler yaptı. Bu sistem Avrupa standartlarına getirilirse, tüm kulüplerimize 5-6 milyar avro, devletimize 10 milyar liralık gelir getireceğine inanıyoruz. Kimseye bahisi özendirmiyoruz. Zaten oynanan bahisin sisteme çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yabancı kulüpler bundan yararlanırken biz neden yararlanmayalım.”

Kaynak: AA